Cüneyt Arkın'ın Anısına: Yeşilçam'ın Unutulmaz İsmi

Cüneyt Arkın'ı anarken, Yeşilçam'ın efsanevi figürü ve unutulmaz ismi olan bu büyük sanatçının izinde dolaşmaya hazır olun. Türk sinemasının altın çağında bıraktığı ilham dolu mirası keşfedin.

Cüneyt Arkın'ın Anısına: Yeşilçam'ın Unutulmaz İsmi

Cüneyt Arkın'ın Anısına...


Cüneyt Arkın'ın Anısına...

Yeşilçam'ın unutulmaz ismi Cüneyt Arkın, sinema dünyasına damga vuran bir oyuncuydu. 300’ü aşkın filmde başrol oynamasıyla tanınan Arkın, 28 Haziran 2022'de kalbinin durması sonucu aramızdan ayrıldı. Ölümü sadece sevenlerini değil, özellikle 55 yıllık hayat arkadaşı Betül Cüreklibatır'ı derinden etkiledi.

Betül Cüreklibatır, sevgili eşini kaybettikten sonra büyük bir acıyla boğuştu. Cüneyt Arkın'ı çok özlediğini belirten Cüreklibatır, yaşadığı bunalımın etkisiyle hızla kilo kaybına uğradı. Ancak gözlerindeki hüzün hiç eksilmedi. Evlerinin her köşesinde Cüneyt Arkın'a dair hatıralarla dolu olduğunu belirten Betül Cüreklibatır, onun sevgisini ve anılarını yaşatmaya kararlı.

Cüneyt Arkın ve Betül Cüreklibatır, 1 Haziran'da tanışmış ve bu tarih onlar için çok özel bir anlam taşımıştı. Evlilik yıl dönümlerini kutlamaktan çok, tanışma günlerini önemseyen çift, birbirlerine olan sevgilerini her zaman taze tutmayı başarmıştı. Cüneyt Arkın'ın Betül Cüreklibatır'a olan sevgisini papatyalarla ifade etmesi, Betül Hanım'ı her zaman duygulandırmış ve mutlu etmişti.

Hayatını sinemaya adamış bir efsaneyi kaybetmenin acısı hiçbir zaman dinmeyecek olsa da, Betül Cüreklibatır, sevgili eşinin anısını yaşatarak yola devam edecek. Cüneyt Arkın'ın sinemaya ve hayata olan tutkusunu, cesaretini ve sevgisini her daim hatırlayarak, onun izinden gitmeye kararlı.

Bir zamanlar kocaman bir sinema perdesinde boy gösteren Cüneyt Arkın, şimdi ise kalplerde ve hatıralarda yaşıyor. Unutulmaz bir oyuncu, sevgili eş ve örnek bir insan olarak anılmaya devam edecek.

  • Cüneyt Arkın'ın sinemaya olan katkıları ve oyunculuğuyla unutulmaz bir iz bıraktı.
  • 55 yıllık hayat arkadaşı Betül Cüreklibatır, sevgili eşinin kaybının ardından büyük bir acıyla mücadele ediyor.
  • Cüneyt Arkın ve Betül Cüreklibatır, tanışma günlerini evlilik yıl dönümlerinden daha önemli bulan özel bir çiftti.
Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2024, 18:24
YORUM EKLE
YORUMLAR
fanin manin
fanin manin - 4 hafta Önce

‘Haddini bilen pop star olmaz’
Yeni albümü "Ex aşkım"ı çıkaran Kenan Doğulu: "35 yaşında falan durulurum ben. Şimdi özgür, çılgın olmam lazım. Bugüne kadar çok kontrollü olan hiçbir pop star varlığını sürdüremedi"
‘Haddini bilen pop star olmaz’

‘Haddini bilen pop star olmaz’

Yeni albümü "Ex aşkım"ı çıkaran Kenan Doğulu: "35 yaşında falan durulurum ben. Şimdi özgür, çılgın olmam lazım. Bugüne kadar çok kontrollü olan hiçbir pop star varlığını sürdüremedi"

‘Haddini bilen pop star olmaz’
MEFARET AKTAŞ

Kenan Doğulu’nun da büyük hedefleri var! Tüm popçuların içinde bir tek onun "Aslında yapmayı istediğim müzik bu değil" demesini beklemezdim. Çünkü albümlerinden olmasa bile onu sahnede izleyince çaldığı müzikten memnun olduğu hissine kapılıyorsunuz. Gerçekten de iyi müzik çalıyor grubuyla sahnede. Bu yüzden de canlı performansları çok ilgi çekiyor. Kendisi yeni albümü "Ex aşkım"ın en iyi albümü olduğunu söylüyor. İstediği müziği yapabilmesi için üç dört yıla ihtiyacı olduğunu da ekliyor. "Ex aşkım"ın kalitesini buyrun tartışın ama sonra onu ve grubunu sahnede izlemeyi de ihmal etmeyin. Bu müzisyenlerden beş yıl içinde çok daha iyi müzikler çıkacağına inanmanız daha kolaylaşır.

Esas yapmak istediğiniz müziği üç dört yıl sonra dinleyeceğimizi söylüyorsunuz. Bu herhalde "Ex aşkımödaki müziğe benzemeyecek.
Hayır. Hayallerimdeki müziğe yakın bile değilim şu anda. Bu albümde, "Susma"da bir göz kırpış var ama... Tam öyle bir yerden yola çıkmak istiyorum. Kendi ezgilerimiz de var, acid jazz da var, house’a yakın bir şeyler de var ama yüzde yüz canlı çalındığı için unplugged havası da var. Biraz rock edası olduğu gibi aslında....! Garip bir şey işte. Türk pop müziği deyip geçemem o parçaya. Aslında 21. yüzyılın müziğini bir gün bir araya getirmek istiyorum. Bu söylediğim şey belki de Sting’in ağzına yakışacak bir şey bilmiyorum. Belki haddimden fazla büyük konuşuyorum ama gayretim o olacak. Bunu yaparken dinleyicilerimi de yavaş yavaş oraya çekmem gerekiyor.

İkisini bir arada götüremiyor musunuz?
Dünyaya Türkçe müzik yapmak kolay değil. Dilimizi hiç tanımıyorlar. Türkçe şarkılar söylemesi anlamında Tarkan’ın attığı başarılı bir adım. Bütün dünyada sattığını duyuyoruz. O yüzden de çok umutsuz değilim. Bir de, arada yaparsam harcanır diye korkuyorum. En az bu albüme harcadığım kadar parayı harcamam gerek ki ses getirsin. Gürol Ağırbaş gibi çok müzisyen kendi müziğini yaptı ama getirisini göremedi. Bunu başarabilen Erkan Oğur oldu bir tek. Kendi müziğini yapabilmek için 50 yaşına kadar bekledi. Ama şimdi yaptığım albümden de zevk almıyor değilim. Çok iyi hissediyorum kendimi bu yeni albümle ilgili. İki-üç şarkı var ki bugüne kadar yaptığım en iyi besteler.

Bu albümün eskilerden farkı ne?
Yorumculuğum ilerledi. İlk defa birilerinin bestelerini alıp söyledim. Bugüne kadar yorumcu olarak bir iddiam yoktu, kendi şarkılarımı söylüyordum. Bu albümde Sezen Aksu’nun, Şehrazat’ın, İlhan Şeşen’in, Kerem Güney’in şarkılarını söylerken yorumcu kimliğimin ön plana çıktığını gördüm. Bu en mantıklı düşünülerek yapılmış albümüm. En çok satacağını düşündüğüm albümüm de bu.

Julio Iglesias "Kurşun Adres Sormaz ki"yi söylemek istiyor...
Eskilerden "Kurşun Adres Sormaz ki"yi Julio Iglesias’ın söylemek istediği doğru mu?
Evet. Menajeri bir konser organizasyonu için geldiğinde şarkıyı çok beğenmişti. Ve onun Türkiye konserlerinde İspanyolca olarak benimle düet yapmasının hoş olacağını düşündü. Iglesias daha sonra da şarkıyı İspanyolca olarak dünyaya söyleyecekti. Konserin iptaliyle bu proje durdu. Ama biz onlara bu parçayla ilgili bir dosya gönderdik. Hoşlarına gitti ve kesinlikle yapacaklarını söylediler. Çok istiyorum bu projenin olmasını. Çünkü şimdi ben paramı cebime koyup İspanya’da bir albüm yaparım ama Iglesias gibi Lisa Minelli gibi birilerinin benim bir bestemi söylemesi çok daha büyük keyif.

Siz Türkiye’de kimlerin sahne performansını seviyorsunuz?
Bir tek MFÖ. Onun dışında yemin ederim yok. Bir de Sertab’ı oraya layık görüyorum.

Sezen Aksu’ya, MFÖ’ye çocukluğunuzdan beri çok bağlısınız. Sizin kuşağınızdan şimdiki gençlere idol çıkar mı?
Şu ana dek çıkmış olmalı. Bir çocuğun Mustafa Sandal konserine gidip de ondan etkilenmemesi mümkün değil. Ama aslında saçını başını yolup imza almak isteyen kızlar üç gün sonra, daha yakışıklı, daha karizmatik birine aşık olabiliyorlar. Bizim de dinleyiciler arasında "gerçek sevgiliye" ihtiyacımız var. Bunu yapabilen az adam var. Bülent Ortaçgil’in, Sezen Aksu’nun, Gündoğarken’in, MFÖ’nün gerçek sevgilileri var. Ben de o kitleyi büyütmek istiyorum. Dünyaya açıldığımda beni arkamdan yukarı itmeleri için.

"İnsan beş yaşında sahneye çıkınca, 15 yaşında olgunlaşıyor"
Bodrum’da "sahnesi en iyi" olan sanatçı sizsiniz, konserlerde de seyirciyi avcunuza alıyorsunuz. Bunun sırrı ne?
Beş yaşında konservatuarın piyano bölümüne başladım ve her sene sonunda resitallere çıkardım. 20 yaşında ilk kez sahneye çıkmış biri 30-35 yaşında olgunlaşır ya, ben beş yaşında başladığım için 15 yaşında böyle oldum. Folklorden tiyatroya, baleden çocuk korosuna, danstan saksofona pek çok konuda eğitim aldım. Bu eğitimlere bir de sahne tecrübesi eklenince böyle oluyor. İlk paramı 15 yaşında kazandım. 27 yaşındayım, 12 senedir profesyonel olarak bu işi yapıyorum ben.

Ama siz Şaziye’de program yaptığınızda müziğinizi dinletmeyi de iyi beceriyorsunuz.
Aslında pek herkesin uyanmadığı bazı hileleri var işin. Hiçbir şarkının temposu da tonları da albümdekiyle aynı değil. İnsanların söyleyebileceği tonlarda söylüyorum. Seçilen şarkılar ve zamanlamaları da önemli. Hakikaten iyi çalıyoruz. Çünkü çok çalışıyoruz, 11 senedir beraberiz. Benimle çalanlar Türkiye’nin en önemli müzisyenleri. Ben hiç bütün sahne benim havasına bürünmedim. Hatta bir ara Kenan Doğulu Grup olarak mı çıksak diye düşündük ama ortaya bazı saçmalıklar çıkacaktı o zaman. Bir turnede herkesin suitte kalmasından tut da, uçaktaki business class biletine kadar ekonomik bazı problemler çıkıyor. Ekonomik problem olan yerde huzurda kalmıyor. Gruplar "Senin gözün daha güzel kızlar, seni daha çok seviyor" kıskançlıklarının dışında sebeplerden de dağılıyor. Müzikal olgunluğun yanında kişisel olgunluk da gerekiyor.

Neredeyse çocuk yaşta sahneye çıkınca bir grubun sorumluluğunu nasıl taşıyor insan?
Hep gruplarda çaldığımdan öndeki sanatçıya müzisyenin gözüyle bakabiliyorum. Bir nedeni de Los Angeles’ta aldığım eğitim. Orada Musicians Institute’da gitar eğitimi aldım. Herhangi bir müzisyendim. Tina Turner’ın gitarcısı, Chaka Khan’ın davulcusuyla workshop’lara katıldım. Hem müzikle hem de hayatın gerçekleriyle ilgili çok şey öğrendim. Müzikal olarak gitmek istediğim yerin şu anda olduğum yer olmadığını ama istediğim yere geçmek için de bunu yapmam gerektiğini gördüm.

Ya Ebru’ya evlenme teklif edecektim ya ayrılacaktık
Kadınlarla ilgili çok konuşuyorsunuz. Hep pek çoğunu bir arada idare edebildiğinizi, çapkın olduğunuzu söylüyorsunuz. Bir röportajınızda altı kadını birden idare ettiğinizi söylemişsiniz. Nasıl yani?
Ben "23 yaşındayken idare ediyordum" demiştim. Hiçbir zaman öyle bir şey olmadı. Zaten zor. Onlar çocukken ettiğim laflar.

"Ex aşkım"ı Ebru Akel’e yazdığınız doğru mu?
O haber yalan. Uzaktan yakından ilgisi yok. O zaten çok sert bir hikaye. Öyle bir aşkı yaşamayı kimse istemez. Çok şiddetli ayrılanlar için yazılmış. Ben hiçbir kız arkadaşımdan nefret etmedim, etmem de. Çünkü çok özel yıllarımı onlarla geçirmişim, çok özel şeylerimi, hem fiziki hem psiklojik her şeyimi onlarla paylaşmışım. Hepsiyle dost kalırım.

Peki ayrıldınız mı?
Teknik olarak ayrıldık. Ayrılmış olmamız gerekiyor artık. İlişki öyle bir yere doğru gidiyordu ki her geçen gün kopması daha zor bir hal alıyordu. Ben kendimi hayata kazıkla bağlayacak şeylerden hep korkarım. Ne yapacağım belli olmaz. Biraz "rock şarkıcısı" yönlerim vardır kimsenin bilmediği. Özgürlüğüme çok düşkünüm. Çok şanslıydım hem de şanssızdım öyle bir kızla beraber olduğum için. Yaklaşık beş sene çok güzeldi. Ama bu son zamanlarda uçarılığım, serseriliğim ve özgürlüğüm ön plana çıktı. Ya evlenme teklif edecektim ya ayrılacaktım. Hep söylüyorum ben kolay olanı seçtim.

Ne zaman durulacağınızı düşünüyorsunuz?
35 yaşında falan. Şirket kurmamın (Doğulu Productions) ve başka işler yapmamın sebebi de bu. İleride kendime daha çok zaman ayırabilmek için. O zaman en büyük hayalim olan evliliği de yaşayacağım. O zamana dek pek durulmayı düşünmüyorum. Özgür olmam, biraz çılgın olmam lazım. Çok fazla haddini bilen, çok kontrollü olan hiçbir pop star bugüne kadar varlığını sürdüremedi.




PAZAR

SIRADAKİ HABER