Pelin Karahan: Güzelliği ve Kariyeriyle Dikkat Çeken Oyuncu

Pelin Karahan'ın etkileyici güzelliği ve başarılı kariyeriyle öne çıkan oyunculuğu, hayranlık uyandırıcı bir örnek oluşturuyor. Kendi yolunda ilerleyen Karahan, cesareti ve tutkusuyla dikkatleri üzerine çekiyor.

Pelin Karahan: Güzelliği ve Kariyeriyle Dikkat Çeken Oyuncu

Ünlü oyuncu Pelin Karahan, son dönemde katıldığı etkinliklerde ve sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Etiler'de gerçekleşen bir etkinlikte boy gösteren Karahan, hem güzelliği hem de zerafetiyle göz kamaştırdı. Basın mensuplarının sorularını samimi bir şekilde yanıtlayan oyuncu, 10 yıldır mutlu bir evlilik sürdürdüğü eşi Bedri Güntay hakkında çarpıcı bir detayı paylaştı.

Eşi Bedri Güntay'ın, “Eşim oynamadığı sürece ben dizi izlemiyorum” açıklamasıyla gündeme gelen Pelin Karahan, evliliklerindeki anlayış ve sevginin önemine vurgu yaparak, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Ünlü oyuncu, eşiyle olan ilişkisinde karşılıklı saygı ve anlayışın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kanal D’de yayınlanan Kavak Yelleri dizisi ile tanınan Pelin Karahan, eşinin dizi izleme alışkanlığı hakkında esprili bir şekilde, “Beni özledi o, görmek istiyor ekranda” dedi. Karahan, kariyerine yönelik tercihlerini de açıklayarak uzun soluklu ve derin karakterlere sahip projelerde yer almayı tercih ettiğini belirtti.


Pelin Karahan: Güzelliği ve Kariyeriyle Dikkat Çeken Oyuncu

Pelin Karahan Şıklığı ile Dikkat Çekiyor


Pelin Karahan Şıklığı ile Dikkat Çekiyor

Son zamanlarda giyim tarzı ve şıklığıyla da adından söz ettiren Pelin Karahan, kendine özgü tarzıyla hayranlarının beğenisini kazanıyor. Oyuncu, “Kendi kendime yapıyorum ben ya. Çok seviyorum süslenmeyi de. Biraz da merakım var buna. Mesai harcıyorum buna” diyerek tarzının arkasındaki özveriyi ve tutkuyu dile getirdi.

Pelin Karahan, sadece dış görünüşüyle değil, aynı zamanda karakteri ve duruşuyla da rol model olmaya devam ediyor. Kariyerindeki başarıları, ailesine olan bağlılığı ve sevgisiyle her zaman pozitif bir enerji yayarak hayranlarının gönlünde taht kuruyor.

Karahan'ın kariyerindeki geleceğe dair planları ve yeni projeleri merakla beklenirken, oyuncunun hem profesyonel hayatında hem de özel yaşamında sergilediği tutum ve duruş, gençler için ilham kaynağı olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Güncelleme Tarihi: 14 Haziran 2024, 13:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
Değmezsin
Değmezsin - 1 ay Önce

İnci mp3
hüseyin Ahsen picuki
makyaj kanal ve lounge
raşit artist ve ak

Kerem ozdemir
Kerem ozdemir @Değmezsin - 1 ay Önce

Mar tv fen bide

Bzh
Bzh @Değmezsin - 1 ay Önce

Sibelle az abi sana değer ! Bir hüzünlü en büyük aşk ama

Bilal
Bilal @Değmezsin - 1 ay Önce

Ati ile ilgili sayfamda bir gönderi çıktı

update geçmişi
update geçmişi - 1 ay Önce

Dün 4 Bu haftanın başlarında 34 Geçen hafta 12 Bu ayın başlarında 2 Geçen ay 60 Bu yılın başlarında 1198 Toplam 1.310 öğe belgeler 20 öğe -nefes 106 -aşkım için 324 resimler 740 -film rulosu 432 vidolar 6 -yakalamalar 207 müzikler 111- klip 76 -mp3 74 -part2 75

OKU, YORUMLA ve PAYLAŞ ==> https://www.evosangels.com/manset-haberler/pelin-karahan-guzelligi-ve-kariyeriyle-dikkat-ceken-oyuncu-h365371.html

Aydo
Aydo @update geçmişi - 1 ay Önce

lion
SacitAslan.com Hakikat Değişmez, Değişene Hakikat Denmez!

Sacitaslan
Magazin
Kuşum Aydın ilk kez bu kadar açık konuştu!

Kuşum Aydın: "Kadın kılığına girmeyi sevmiyorum, hoşlanmıyorum. Hayatımın hiçbir döneminde de kadın kılığına girmekten zevk almadım"

Kuşum Aydın ilk kez bu kadar açık konuştu!
08 Eyl Cuma 2017 14:45

Murat Renay'ın GZone'da yayınlanan röportajı...

Sahne kişiliğiniz ve şarkılarınızla 90'lardan gelen bir ikonsunuz. Daha sonradan da televizyonda sizi izledik. Yenilikçi bir karakter olarak sizi tanıyoruz.

Uzun zaman sonra -Bülent Ersoy’dan beri diyebiliriz- frapanlığıyla sahnede dikkat çeken bir isim oldum.

Bu hesaplanmış bir imaj mıydı?

Bu bir imajdı ancak hesaplanmamıştı. Öyle bir şey olamazdı, çünkü o dönem image maker diye bir şey yoktu. 90’lı yılların başında Yonca Evcimik’le başlayan bir Türkçe Pop furyasının başlangıcıydı. Benim İtalya’dan döndüğüm en deli dönemlerime denk geldiği için öyle bir imaj çizdim. Bana yaradı mı diye sorarsanız, beni bugünlere getirdi diyebilirim. 27 senedir varım.

O zamanlar daha cesur ve korkusuzdum. Bir şeyden korkmuyorduk ki o günlerde… Bize karşı oluşmuş bir nefret yoktu. “Ne modern, ne tatlı insan” diye bakıyorlardı bize. Hep diyorum, 90’lı yılları yaşamak bir ayrıcalıktı. Deli bir 10 sene yaşadık.

“Sahnede alkışlandım ama arkamı döndüğüm an benimle alay ettiler”

2000’ler öncesinde eşcinseller şimdiki gibi “adlı adınca” görünür değillerdi. Cinsel yönelim bilinci şimdikinden çok daha azdı. “Feminen” veya “kırık” gibi sıfatlarla anılıyorlardı. En revaçta olduğunuz dönemde bile bunun sıkıntısını yaşadınız mı?

Elbette. Sahnede alkışlandım ama arkamı döndüğüm an benimle alay ettiler. Bu ilk çıktığım günden beri böyle oldu. Hep yüzüme “aman paşam” dediler, arkamdan dalga geçtiler. Üzerimden para kazanan insanlar bile bunu yaptı. Bu durumu açıklamak pek mümkün değil. Ancak bizim ülkemizde yaşanan bir olay bu.

-ki bugüne kadar yaptığınız her iş başarılı oldu. Sahne de, albüm de, televizyon da… Yani başarısızlığınızla dalga geçilmesi gibi bir durum değildi bu…

Sahneye gelip beni deli gibi alkışlar ama yolda gördüğü zaman “Aman elini sıkmayayım” der. Yahu sen değil miydin dün benim için deli gibi para harcayıp şampanyalar açtıran?

Peki bu yatak odasında da mı böyle oldu? Dört duvar arasında güzel zaman geçirip sonra sokakta tanımamazlığa gelmek gibi… Herkesin yaşadığı o homofobiyi siz de yaşadınız mı?

Bu zaten her zaman için böyle değil midir? Herkes için böyle değil midir? Cinsel yönelim ayrımı yok bence bunun. Tuhafız. Bizim tek bir derdimiz var; birilerini eleştirmek, kıskanmak ve onun yerin dibine sokmak.

Ben gerçekten özel hayatımı -şehir efsanelerinin haricinde- çok düzgün yaşadım. Dört duvar arasında yaşadım. O konuda tutucuyum. Göze sokarak yaşamadım -ki o dönem buna müsaitti. “2019” diye bir yer vardı mesela, her şeyi yapmak mümkündü orada. Yapmadım. Cinsel hayatım konusunda hep dikkatli davrandım.

Sahnelerden ve albümlerden sonra televizyonlarda da başarılı oldunuz. Reality show, evlilik programları ve eğlence programlarınız vardı. Peki ne oldu da birden ekranlardan kayboldunuz?

Hayatta en merak ettiğim şey bu. Hepinize bir sorum var: O dönemde kim bana sahip çıktı, bunu sormak istiyorum? Sahip çıkılmadıysa neden sahip çıkılmadı, ben kimin tavuğuna kışt demişim?

RTÜK o dönemde bu reality showları bitirme kararı aldı, aynen şu anda evlilik programlarını bitirmek istedikleri ve yaptıkları gibi. Ancak o dönemde nedense bu “Aydın’ın ekranlardan yasaklanması” gibi lanse edildi.

Bu konu bazı insanların ve yapımcıların işine geldi. Kendine yakın isimleri öne sürmek istiyorlardı. Yasaklanan ben değildim, formattı. Yapım şirketi “bunu yapamam” dedikten sonra ben o formatı yapamazdım ki. Ne kanala, ne yapımcıya bir şey olmadı ama benim yasaklandığım gibi gerçek dışı bir şey ortaya atıldı. Beni kimse ekranlardan yasaklamadı, ben o dönemden sonra da program yaptım. Benim televizyonları bırakma sebebim anneannem ve babamın vefat etmesi idi. Ben Türkiye’den bu yüzden gittim. Bunu evirdiler çevirdiler “Aydın Türkiye’yi terk etti” diye sundular.

Bu kadar sizinle uğraşılmasının sebebi neydi?

Yerime kendi adamlarını koyup bu işin kaymağını yemek istediler. Bir sürü iftira, bir sürü haber çıkardılar hakkımda. Bir gözü kapandı, şişmanlıktan yerinden kalkamıyor gibi laflar çıkarmışlar beni sahneye çıkmam için talep eden insanlara, işlerimi engellemişler. Türk filmlerindeki gibi beni yok yere “kör, topal” yaptılar.

Peki neden böyle bir cephe oluştu size karşı?

Çünkü iyi para kazanıyordum. Pastanın yüzde 60’ına sahiptim. Sahne, albüm, televizyon derken, çok güzel paralar kazandım. Bunlar da tabi bazı insanlarda hırsa sebep oldu. Benim yanımda o dönem çıkarılmış alternatiflerim var. Onlar para kazanamazken ben kazanıyordum. Doğal olarak beni ortadan kaldırmak istediler.

Bu alternatiflerle aynı kefeye konmak sizi üzüyor mu?

Hayır, hiç kimseyle aynı kefeye konmak konmamak gibi dertlerim yok. Beni onlarla aynı görebilirler, ben onlarla aynı yerde durmam. İsterlerse kendilerini yırtsınlar. Ben kendi yolumda gidiyorum.

“Sahne hayatımdaki Aydın’ı sokağa taşısaydım zarar görürdüm”

Neden 7 sene boyunca ortada yoktunuz?

Gidip kafamı dinlemek istedim, uzaklaşmak istedim. Ancak sonradan bunun yanlış olduğunu fark ettim. Ortalığı boş bırakmaya gelmiyormuş. Kemik bir hayran kitlemin olduğunu düşünürdüm, yanılmışım. Her sanatçı için de bu durum aynı bence. Böyle bir yanılgıya düştüm ben de. Bunu toparlaması kolay olmuyor.

Sonra ölümle yüzleştim, anneannemi ve babamı toprağa vermenin travmasını yaşadım. 20 yıla yakındır haftada 7 gün çalışmıştım ve yorulmuştum. Olabilir, kilo alabilirim, kendime bakmamış olabilirim, ben de insanım, köşeye çekilmek istedim. Bak Rihanna’ya kaç kilo olmuş kadın, değerinden bir şey kaybediyor mu kilo aldı diye? Bunlar yaşanabilir.

Şehir efsanelerini soralım o zaman; Yurtdışında formalite için evlendiğinize dair bir dedikodu vardı…

Evet evlendim. Ama evlendiğim kişinin cinsiyetini bana sormadan yazamazlar. Ben ağzımla “bir erkekle evlendim” demeden bunu bu şekilde haber yapamazlar.

Daha neler neler çıktı hakkımda; Allah rahmet eylesin Savaş Ay, “Aydın yatakta sevgilisini silahla vurdu” diye yazdı. Aradım Savaş Ay’ı, “Abi” dedim “Nerden duydun da yazdın bunu?” “Yemin ediyorum akrabam söyledi” dedi. Rotterdam’da yaşanmış güya bu olay. Hayatımda gitmedim Rotterdam’a!

Şehir efsanelerinden nemalanmak gibi bir derdimiz var. Başkalarını eleştirerek onlara göre yaşayan insanlarız.

Günümüze dönelim; sosyal medya fenomenlerinin kimisi DJ veya entertainer oluyor. Kimsenin cinsel yönelimini eleştirmek derdimiz değil ama feminenliği abartılı kullanarak bu işin ekmeğini yediklerini düşünüyor musunuz?

Biliyorsun daha tutucu bir dönemde yaşıyoruz. 2015’ten beridir söylemlerimiz dahil her şeyimize dikkat ettiğimiz bir dönem bu, ancak kimse şunu unutmasın, ne yasak koyarsan koy geyler iğne deliğini bulur oradan çıkarlar. O çocuklar öyle yaptı. Kendilerine bir yol buldular, o yoldan abartıyla çıktılar fark edilmek için.

Hiçbirisine kızmıyorum, şimdi kendi yörüngelerine girdiler, eski abartılı halleri de yok. Ne yapsalardı? Akıllarını kulladılar, fenomen oldular. İnsanlar da onları da eleştirmesinler, alkışlasınlar. Neylerini eleştiriyorlar? Onlar da yapsaydılar. Can atıyorlar onların yerinde olabilmek için, olamıyorlar. Çünkü onlar kadar azimli değiller. Onları yerden yere vurup iğrenç yorumlar yapıyorlar. Gidip evlerinde oturup ağlasınlar.

Özellikle son 6-7 yıldır eşcinseller çok daha fazla görünür oldukları için hem dünyada hem de özellikle Türkiye’de homofobinin yükseldiğine inanıyor musunuz? Sizin için de bu devam ediyor mu?
Ben şuna inanıyorum, sen saygılı ve iyi insan ol, her konuda kazanan sen olursun. O homofobik insanlar da bana ancak klavye kabadayılığı yapabilir.

Bu kadar zaman boyunca, kimseye abartılı bir hareket yapmadığım sürece kimse de bana kaba bir hareket yapmadı. Herkes hareketlerine dikkat etmeli.

Şov dünyasında, şovun içinde abartı olabilir ancak yaşam bunu kaldırmaz. Ben sahne hayatımdaki Aydın’ı sokağa taşısaydım zarar görürdüm.

Ben frapanlığımı sürdürebilirim, daha sade yaşıyorum, dilediğim şekilde bir hayat sürüyorum ama sen halkın içinde isen dikkat etmek zorundasın. Aşırı harekete gerek yok, kadın ya da erkek olman fark etmez. Nerede nasıl davranacağını bilmek zorundasın. Eşcinsel olduğun için sana kıçını o duvardan o duvara vurma hakkı verilmedi. Bunlar da homofobiyi körüklüyor. Bir de böyle değerlendirmek lazım.

“Kadın oldum yaranamadım, uzun sakallı erkek oldum yaranamadım, ne istiyorlar benden anlamadım?”

Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesi için yaptığınız röportajda kullanılan fotoğraflarınız çok konuşuldu. Sakallı ve maço bir halde fotoğraflanmanız özellikle LGBT çevresinde tepkiye sebep oldu. Ne söyleyeceksiniz bu konuda?

Nedir rahatsız eden insanları? Söyler misiniz bana? Anlayamadım bir türlü…O hale plastik makyaj yaparak geldim. Bunu da belirttik zaten. Sakal takabilirim, sakal bırakmış da olabilirim. Ben epilasyonlu değilim, sakalı çıkan bir adamım. Neyin derdindeler anlamadım?

Sizin o halinizi yadırgamak gibi bir durum yaşandı sanki. Kimseye yaranamadınız sanırım o fotoğraflarla…

Ben çok kadın kılığına girdim. “Hayriye” adıyla şov yaptım aylarca. Hayatımın en zor dönemleriydi. Benden bu söz konusu röportajın fotoğrafları için topuklu ayakkabı giymemi istediler. “Bana topuklu ayakkabı giydirip ne elde edeceksiniz?” dedim. Topuklu ayakkabı ile yürümeyi sevmiyorum. Hatta daha da açık konuşayım, kadın kılığına girmeyi sevmiyorum, hoşlanmıyorum. Hayatımın hiçbir döneminde de kadın kılığına girmekten zevk almadım. Ama olabilir, birçok erkek sanatçı, şovmen kadın kılığına girmiştir. Bu olay ilgi çekiyor biliyorum.

Bana bu teklif sunulunca geri çevirdim. İçimdeki maçoluğu anlatmak istedim. Hepimizin içinde yok mudur? Annemiz, kız kardeşimiz bize göre açık giyindiği zaman “Sen ne yapıyorsun?” diye içimizdeki maço kabarmaz mı? Ben de “Beni kadın yapma derdindesiniz, gelin ben size içimdeki sert erkeği anlatayım” dedim. Bu fikri sununca, “Bir maço görüntüne bakalım” dediler. Kadının belinden içki içiyorum vb diye kıyamet koptu, ya ben saygısızlık için kadınlara bunu yapar mıyım? Orada belli ki bir ironi var. Benim maço olmam kadın olmamdan daha ironik bir durum.

Yahu kadın oldum yaranamadım, uzun sakallı erkek oldum yaranamadım, ne istiyorlar benden anlamadım?

Kuşum Aydın ilk kez bu kadar açık konuştu!

Kıskanıyorlar. Kendi kabızlıklarının acısını benden çıkarıyorlar, yapmayın, iğne deliğinizi bulun ve oradan çıkın siz de…

Yeni EP’niz “Çika Çika”ya gelelim. Neden bu kadar beklediniz yeni bir çalışma yapmak için?

Çok kilo almıştım. 110 kilo olmuşum. Tek derdim ne yiyeceğimi düşünmek olmuştu. Depresyona girmiştim. Seks hayatımı bitirmiştim. Bir zamanlar yumurta gibi bir çocuktum malum. Sonrasında bu hale gelmek benim psikolojimi çok kötü etkiledi. Anti-depresan da kullandım.

Arkadaşlarımın ve dostlarımın sayesinde bu halimden kurtuldum. 22 kilo verip hayata döndüm. Ayla Çelik, Metin Arolat, Demet Akalın ve başka dostlarım çok uğraştılar benim yeni çalışmam için. Şarkıyı çıkardığımda da herkes beni destekledi. Instagram’da şarkımı paylaşmayan kalmadı. Aramın kötü olduğu düşünülen Fatih Ürek bile bana başarılar dileyerek paylaşım yaptı. Zaten kavgalı olduğum kimse yok. Çok seviliyormuşum, bu sevgi de işime karşı bir sorumluluk getiriyor.

Yakında televizyon programım da başlıyor. Gençlere destek vereceğim. Şarkılı türkülü bir program olacak. Sahne çalışmalarım da devam edecek.

“Türkiye’deki LGBT hareketinde birlik yok, bir türlü kenetlenemiyoruz birbirimize”

Türkiye’deki LGBT hareketini nasıl görüyorsunuz? Aktivizm ve görünürlük anlamında soruyorum. Sizce iyi yerlere gidiyor mu?

Herkesin elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını görüyorum. Ancak grubun başındaki isimlerden bir ricam var, önce insan sevgisini aşılamak lazım birbirimize. Bizler birbirimizi kıskanırsak bir şey elde edemeyiz.

Birçok Avrupa ülkesindeki LGBT hareketinde hep birlik ve beraberlik var, bir araya kenetlenme var. Bizde bu konu eksik. Birbirimizi ayrıştırıyoruz, tam anlamıyla kenetlenemiyoruz ne yazık ki. Ona “sakallı” buna bilmemne diyoruz. Sevgi dolu olmamız lazım. Birbirimizi kıyasıya, kötülükle eleştirmemeliyiz. Başkası bana küfür etse kızmam ama kendi topluluğumuzda bunu görmek çok üzücü.

İlla çıkıp bir sanatçının “Eşcinselliğiyle görünür” olmasını beklemek gibi bir durum mu var sizce bizde? “Ben buyum, ben şuyum” deyince mi daha değerli olacaksınız bazılarının gözünde?

Her şeyi bağırmaya gerek yok. Ben zaten hep bu şekilde var oldum.

Kimileri daha gökkuşağı bayrağının ne olduğunu bilmezken ben 2005’te “Kırmızı Kart” klibinde boynumda bu renklerden oluşan bir kolye takıyordum. Bu konuda açıklama da yapmıştım o dönem. Ne oldu, takdir edildim mi? Hayır!

Bir sanatçı cinsel yöneliminden ibaret değildir. Ben porno yıldızı mıyım? Ben cinselliğimi satmadım ki hiçbir zaman. Kendi profilimi sahneye çıkardım ve oynadım. Bu zaten benim kendi kişiliğimdi. Benim de ne olduğum belli.

MURAT RENAY / GZONE
Konular
Röportaj
Foto Galeri
Video Galeri
Gizlilik İlkeleri Kullanım Şartları Çerez Politikası Künye
© sacitaslan.com - Tüm hakları saklıdır.

Yazılım & Tasarım: Bilgin Pro

Pridiles
Pridiles - 1 ay Önce

Profile:
Soner Arıca 5 Şubat 1966 tarihinde Fatsa'da, 7 çocuklu bir ailenin son üyesi olarak dünyaya geldi. İlkokulu Fatsa'da, Sakarya ve Dumlupınar İlkokulları'nda okudu. Orta öğrenimini Fatsa Ortaokulu'nda tamamladı. Şişli Koleji'nde lise eğitimini yapmak üzere İstanbul'a geldi. Liseyi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünü kazandı. Üniversite eğitimini yaparken;
TRT' nin kendi bünyesinde oluşturduğu gençlik korosunda ilk müzik eğitimini aldı. Engin Cezzar yönetimindeki Tiyatro Eğitim Stüdyosu'nda kısa dönem sahne için çalışmalar yaptı. Aynı yıllarda reklam filmlerinde oyunculuk ve modellik deneyimleri başladı. 25 reklam filminde başrol oyuncusu oldu.

1986 yılında profesyonel manken olarak podyumlarda yerini aldı. 5 yıl mankenlik yaptı. Mankenlik yaparken, bir reklam ajansında casting sorumlusu ve prodüksiyon asistanı olarak görev aldı. 1988 yılında müzik için ilk yoğun çalışma dönemi başladı. Melih Kibar okulunda keyboard ve solfej, Belkıs Aran'dan şan, Timur Selçuk'tan şan ve solfej dersleri aldı. İlk albümü Bir Umut 1992 yılında çıktı ve sırasıyla;

1992 Bir Umut
1994 En Güzel Serüven
1995 Yaşıyorum
1996 Yalvarma (Maxi Single)
1997 Herşey Yolunda
1998 Sen Mutlu Ol (Maxi Single)
1999 Şarkılar Var
2001 Kusursuz Aşk
2002 Remix
2003 Aşkla Oldu - Best Of Soner Arıca
2004 Hatıram Olsun
2005 Benim Adım Aşk
2006 Bu Yaz Biz (Maxi Single)
2007 Seni Seviyorum (Single)
2008 Sallan (Single)
2010 Yarın Her Şey Değişebilir
2011 Ödül - Neredeydin (Single)
2012 Şarkılar Aşkı Söyler
2013 Başka İklimin Çiçekleri

albümlerine imza attı.

Şarkı söylemeye başladığı 1992 yılında mankenlik mesleğini tamamen noktaladı. Popsi dergisinde haftalık yazılar yazdı. Sokak çocukları için yoğun çalışmaları oldu. 1997 yılında yaptığı çıplak takvim ses getirdi. 2000 yılında bir TV dizisinde ilk oyunculuk deneyimini yaşadı. "Kurşun Kalem" isimli dizi TRT için hazırlandı. 2002 yılında sokak çocukları için 2. takvimini yaptı. Yine 2002 yılında Bursa'da özel bir tiyatroda Love Story'nin başrolünde oynadı ve bu ilk tiyatro deneyiminde çok başarılı oldu. 2003 yılında burçlar takvimini yaptı.
2004 yılında Fransızca eğitimi için Fransa'ya giderek birkaç ay Paris'te kaldı. 2005 yılında uzun zamandır üzerinde çalıştığı romanı Belki de Hiç Unutmadım yayınlandı.

Soner Arıca, 49 klip ile ülkemizin "en çok klibi olan sanatçı" ünvanına sahiptir. 2008 yılında gerçek anlamda ilk profesyonel tiyatro oyunculuğuna Abdullah Şahin Tiyatrosu'nun Çılgın Yenge oyunu ile adım attı. Abdullah Şahin ve Aydan Şener ile başrolleri paylaştığı bu oyunda 2 sezon tiyatro sahnesine çıktı. 2009 yılında Abdullah Şahin Tiyatrosu'nda ikinci oyun Üvey Karım'da bir sezon başrolde oynadı. 2011 yılında Adım Tiyatro'da Kanlı Nigâr'da bir sezon başrolde oynadı. 2012 yılında Adım Tiyatro'da Padişah-ı Osman'da bir sezon başrolde oynadı.

Kaynak: sonerarica.net

Merve
Merve - 1 ay Önce

T24 Logo
Son Dakika
EURO 2024
Video
Yazarlar
Gündem
T24 Haftalık
Kitap24
Dünya
Ekonomi
Spor
Tüm Haberler
Basında Bugün
Hava Durumu
Döviz
Galeri
Konular
Mizah Dergileri
Bir Bakışta Bugün
Kültür-Sanat
Oğuzhan Koç: Sünnetimde 'Dönülmez Akşamın Ufkundayım'ı söylüyordum, meyan yerinde dikişler patladı
"Benim hayranlarım Yağmur’u da çok seviyor. Sorun yok"

Oğuzhan Koç: Sünnetimde 'Dönülmez Akşamın Ufkundayım'ı söylüyordum, meyan yerinde dikişler patladı
23 Ekim 2016 17:32
-A+
İlk albümü 'Bulutlara Esir Olduk'u çıkaran Oğuzhan Koç müzik kariyeriyle ilgili eğlenceli hikayelerini anlattı. Bir dönemini hem üniverstiede okuyarak ve sahne alarak geçiren Oğuzhan Koç, 2 sene boyunca minareye çıkıp ezan okuduğundan da bahsetti. Koç, "Sünnetimde de sahneye ben çıktım. Hevesliydim. Sonra bin pişman oldum. Öğleden sonra sünnet oldum, iki saat sonra düğün vardı. Şarkıcı da vardı ama ben çıktım. 11-12... Bir-iki şarkı sonrasında 'Dönülmez Akşamın Ufkundayım'ı söylemek istedim. Onun meyan yeri var ya, orada dikişler patladı" dedi.

Oğuzhan Koç'un Hürriyet gazetesinden Ömür Gedik'e verdiği söyleşi şöyle:

Hayranlarının karşısına bir anda hem yeni bir şarkı hem de “Üç Adam”la çıktın. Önce şarkı ve klipten söz edelim. “Bulutlara Esir Olduk” şarkın ne anlatıyor?

- Şarkıda hayatın sırrını vermedim tabii. Ama içten yazılmış bir ayrılık şarkısı.

“Bulutlara esir olduk” diyerek ne anlatmak istedin?

- Bir güneşli gün göremedik demek istedim.

Herkes şarkının Yağmur’a (Tanrısevsin) yazıldığını düşünüyor.

- Ona yazılmıştır.

E siz ayrılmadınız ki hiç...

- İlla öyle bir şey olmak zorunda değil. Aşk şarkısı bu. Aşkın içinde her şey var. Ayrılmak da barışmak da...

Durup dururken kıza ayrılık şarkısı mı yazdın!

- (Gülüyor) Evet, her şey yolunda giderken, gittim ayrılık şarkısı yazdım. Bir gün eve geldim, içimden hakikaten onlar geçti, yazdım. Kime yazacağım ondan başka?

Başkasının şarkısını söyler misin?

- Bilmem. Söylemem herhalde. Yani yapabiliyorken yapayım kendime.

Nobel edebiyat ödülü Bob Dylan’a gitti. Artık şarkı sözü yazarları da Nobel alabiliyor yani. Sen alır mısın ilerde?

- (Gülüyor) Ucundan, kıtır yerinden küçücük kırıp verseler olur. Bob Dylan adına sevindim. Artık ona edebiyatçı gözüyle bakmak lazım. Bence o şarkı da yazabilen bir edebiyatçı. Ben gayet yakıştırdım.

Müziğe verdiğin üç yıllık arada şirket de değiştirdin. DMC’ye geçişin nasıl oldu?

- Hiç kötü bir şey yaşamadan, tatlı tatlı şirket değiştirdim, bu single’ı da DMC ile yaptık. Mutlu olursak albümü de aynı adreste yaparım. DMC’nin NetD gibi dünya çapında bir gücü olduğu için o gücü de denemek istiyorum aslında.

Nasıl görüyorsun müzik dünyasının durumunu? Moralinin bozulduğu oluyor mu?

- Evet. Ben de panikliyorum arada. Ama Türk pop müziğinin çok güzel bir yerde olduğunu düşünüyorum. 90’larda yapılan müziği dinlerken insanlar “Bu ne ya, Türk popu ne hale geldi” diyordu. Şimdi bütün mekanlar sabahlara kadar 90’lar şarkıları çalıyor. O etkinin belki de iki katının bu dönem için olacağını düşünüyorum. Çünkü üretim had safhada. Sosyal medya da bunu destekliyor.

Sen nerede, nasıl yapıyorsun şarkılarını? Gecesi, gündüzü var mı bu işin?

- Gece şarkı yaparım ben. İçime kapanırım. Kimse evde, yanımda olsun istemem. Ne televizyon açıktır ne bir şey.

Eski usul kağıda mı yazıyorsun, yoksa klavyeyle ekrana mı?

- Kağıda yazıyorum. Word’de beceremiyorum.

“Bulutlara Esir Olduk”u yazarken duyguların nasıldı?

- Demek ki hafif duygusal bir akşamdaymışım. Kapandım, yine evde kimse yoktu. Nakaratı direkt aklıma düştü. Şarkı bittikten sonra ağladım. Muhtemelen o gecenin duygusallığından.

İlk kim dinledi?

- Eser (Yenenler) ve İbo (İbrahim Büyükak).

Eskiden aynı evde yaşıyordunuz. Ayrıldıktan sonra bir kopma olmadı mı?

- Aslında çok daha dengeli bir yere oturttuk hayatlarımızı. Öğrencilik zamanında birlikte olmak kendini daha da güçlü hissettiriyor ama artık yaşımız geldi 30’lara. İş falan zaten sürekli bir aradayız ama hepimizin günün sonunda evine gidip kafa dinlemeye ihtiyacı oluyor.

İkili olmak zor. Üçlü olmak iyice zor olmalı. Kavga ediyor musunuz arada?

- Hiç etmedik. Herhalde sebebi içimizdekileri hemen söylememiz. Bir de hakikaten birbirimizin aklına çok güveniyoruz. Birbirimize kefiliz. Karşımızdaki bir şey söylediğinde niye böyle dedi diye düşünmüyoruz. Vardır bir bildiği diyoruz.

Eser desem ne dersin?

- Eser, çok aklıselim, sakin bir adam. Asla ani karar vermez. Herkesin sinirleneceği şeyde bile bir durur, iki derin nefes alır. O yüzden moderatörümüz o.

İbrahim?

- Hiperaktif bir kişilik. Gerçekten enerjisine yetişemiyoruz. Şimdi bir de kilo verdi, iyice hareketlendi. Durduramıyoruz.

Instagram’da bir videonuzu gördüm. İbrahim de şarkı söylemiş. Eser söyleyemiyor mu?

- Söyler, çok da sever. Ama sakatlandı, fıtık oldu. 15 gündür fizik tedavi görüyor.

Eser’in solist, senin back vokal olduğun bir grup varmış. Gerçek mi?

- Gerçek. Lisede öyle bir grubumuz vardı. Adı da Kavırma. Tam lise grubu adı. İsim kötü, grup kötü, kötü çalıyoruz, kötü söylüyoruz. Ben hem arkada Eser’in açıklarını kapatıyorum hem gitar çalmaya çalışıyorum. Zaten dağıldı grup.

Çocukken de şarkıcı olma hayalin var mıydı?

- Olmaz mı... 7 yaşında gitar dersi almaya başladım. Bursa Devlet Konservatuvarı hocalarından şan eğitimleri, keman dersleri. Ailem çok teşvik etti.

Ne güzel... Nasıl bir aile seninki?

- Ben Erzincan’da doğup büyüdüm. 92 depreminden sonra Bursa’ya geldik. Annem babam da şarkı türkü söylemeye bayılır. Sesleri güzeldir. İçlerinde kalmış. Bende de böyle şarkı türkü hevesi olunca hadi gittiği yere kadar git bakalım oldu.

Sen aslında ilk müzikle başladın?

- Aynen. Ben İstanbul’a “Allah’ım ne olur müzisyen olayım” diye dua ederek geldim.

İstanbul’a geliş hikayenden de bahsetsene biraz...

- Biz Eser’le aynı lisedeydik. O bir yaş büyük olduğu için benden bir sene önce Marmara Üniversitesi’ne attı kendini. Aslında hepimiz için okul bahaneydi, hedef İstanbul’du. O nasıl tiyatro yaparım diyor, ben nasıl müzik yaparım diyorum. Ama ben İstanbul’u değil İzmir’i kazandım. Bir senemi orada yaktım. Sonra baktım olmayacak, “İstanbul’a gideceğim” dedim. Annem öğretmen, diploma getirmesem öldürür beni. Zaten “İstersen Tarkan ol, o diploma gelecek” dedi. İstanbul’a geldim, Eser’in yanına taşındım. Hem sınava hazırlandım hem Taksim’deki mekanlarda şarkı söyledim. Sonunda hem İstanbul Üniversitesi’ni kazandım, hem şarkıcılıktan para kazanmaya başladım.

Erzincan diye bir türkü yaptın...

- Evet, ilk albümde var. Ben oradan 92 depreminden sonra ayrıldım. Tatsız anılarım oldu. Oraya da vefa borcum var diye biraz çabaladım.

Depremde orada mıydın?

- Oradaydım. Çocukluğumun geçtiği sokak bir gecede yok oldu. Hani “Piyanist” filminde bir sahne var ya, adam duvarın arkasına bir geçiyor şehrin yarısı yok. Onun benzerini yaşadım.

Bu aralar da çok deprem oluyor.

- Evet. 99 depreminde de Bursa’daydım. Onu da kıyısından köşesinden yaşadım.

Var mı deprem çantan?

- Annemlerin yatağının başında hâlâ pet şişe su ve düdük var. Bende yok ama...

Aşk mı, para mı?

- Valla ikisi de.

Nasıl değerlendiriyorsun kazandığın parayı?

- Kötü değerlendiriyorum. Bizi kim görse “Akarken doldur” diyor. Şu zamana kadar hiçbir şey dolduramadım. Eser’le İbo da öyle. Tamam kazanıyoruz çok şükür de bir tane ev alacağız diye yaşamayalım mı, kapanıp oturalım mı?

Neye para harcıyorsun en çok?

- Güzel yemek, gezmek, alışveriş. Ciddi ciddi alışveriş seviyorum ben ya. Güzel bir şey görünce alayım, kendimi iyi hissedeyim. Hoşuma gidiyor öyle şeyler.

O zaman Yağmur alışveriş yaparken rahatsın...

- Hiç sıkıntı yok. Onunla gider ben de gezerim, beklerim, poşet taşırım.

İbo mu, Eser mi?

- Annen mi, baban mı gibi... Çok zor soru. İkisiyle de çok başka bir dünyam var.

Ne zaman evleniyorsun?

- Daha çok var.

Oyuncu, şovmen, şarkıcı... Hangisisin?

- Bilmiyorum, hepsinden birazım galiba.

Seç deseler hangisini seçersin?

- Müzik biraz daha vazgeçilmez bir yere doğru gidiyor. Yaptıkça daha çok keyif alıyorum.

Kimlere şarkı verdin bu zamana kadar?

- Ferhat Göçer, Gülben Ergen, Murat Dalkılıç... Murat Boz’un son albümünde var bir tane de şarkı. O kadar. Aslında öyle çok çok beste yapıp dağıtan biri değilim.

“Murat Boz’la düet yapmak istemem” demişsin?

- İstemiyorum. Olmaz.

İki yakışıklı çok da güzel olur.

- Yaa, bendeki bir karış boyla! Takoz olursa düşünürüm.

Müezzinlik yapmışsın. O nasıl oldu?

- Bir sitede oturuyorduk. Cami uzakta olduğu için yaşlı insanlar camiye gidemiyorlar diye sitenin bodrum katına bir mescit yaptılar. Bir tane hoca amca vardı. Ramazanda teravih namazını orada kıldırıyordu. Ama çok yaşlıydı. Ben de o sıra müzik dersleri alıyordum. Bütün siteyi geziyorum, şarkılar söylüyorum. Beni çağırdı, “Sesin güzel, gel ben de sana öğreteyim bir şeyler” dedi. Sabah gidip sanat müziği eğitimi alıyorum, eve gelip Red Hot Chili Peppers dinliyorum, sonra gidip hocadan ders alıyorum, öyle bir dönem.

Minareye çıkıp ezan okudun mu gerçekten?

- Okudum. Hepsinin makamlarını bilirim. Hepsi farklı makamlarda okunuyor ve hepsinin okunduğu vakte göre yarattığı bir etki var. Yani aslında hepsinin ince hesaplarla yapılmış olduğunu sonradan öğrendim. Akşam ezanını sabah okusalar aynı etkiyi yaratmıyor mesela.

Ne kadar süre ezan okudun?

- İki sene kadar.

Sünnette şarkı söyleme olayı ne? Bunu sahnede de anlatıyorsun ama şaka gibi geliyor. Yani gerçek olamaz gibi...

- Gerçek, gerçek... Sünnetimde de sahneye ben çıktım. Hevesliydim. Sonra bin pişman oldum. Öğleden sonra sünnet oldum, iki saat sonra düğün vardı. Şarkıcı da vardı ama ben çıktım.

Yaş kaç sünnet olduğunda?

- 11-12... Bir-iki şarkı sonrasında “Dönülmez Akşamın Ufkundayım”ı söylemek istedim. Onun meyan yeri var ya, orada dikişler patladı. Bir daha şarkı söylemeyeceğim diye yatağa geri yattım yani. Çok acıklı ama üstünden zaman geçince eğlenceli bir anı oldu.

Kaç yaşından beri kızların ilgi odağısın?

- Liseden beri herhalde. Sosyal biriydim, azıcık da saçını tarıyorsan popüler adam olursun ya. Ama şu an içinde bulunduğumuz dünyada herkes jilet gibi. Oyuncular best model falan. O dengenin içinde hepimiz az çok nerede olduğumuzu biliyoruz. Ben o yüzden Eser ve İbo’yla geziyorum. İyi hissediyorum onlarla (gülüyor). Niye Murat Boz’la gezeyim, Burak Özçivit’le arkadaş olayım?

Sen de bu fiziğinle kıskanıyorsan artık diğerleri ne yapsın?

- Çok severek kıskanıyorum. Haset değil de gıpta benimki.

Kızların ilgisi nasıl hissettiriyor?

- Keyifli. Ondan kimse şikayetçiyim diyemez.

Sevgilin varken nasıl hissettiriyor, yokken nasıl?

- 90’larda ünlü adamın sevgilisi olmaz, yoksa fanları azalır diye bir düşünce vardı. Zamanla ‘evlensin herkes, çoluk çocuk sahibi olsun’a döndü gündem. Benim hayranlarım Yağmur’u da çok seviyor. Sorun yok.

Nasıl tanıştınız Yağmur’la?

- TV8’de “Bana Baba De” diye bir dizi yapmıştık. Çok uzun sürmedi ama güzel bir şeye vesile oldu.

İlk sen mi açıldın? Mesela Ecem Üstündağ, Mustafa Üstündağ’a evlilik teklif etmiş.

- Öyle mi? Ne güzel bir şey. Çok iyiymiş. Bizde ilk adımı atan bendim.

Ne kadar oldu?

- 1,5 yıl. Güzel gidiyor. Sakin bir çiftiz.

Yağmur da oyuncu. İkiniz de popülersiniz. Kıskançlık var mı?

- Yok. Ben zaten hep İbo ile Eser’in yanına gidiyorum, onlardan mı kıskanacak? Kıskanacaksak ben onu kıskanayım (gülüyor).

Sen zaten öyle güvenilmez bir imaj çizmiyorsun.

- Evet, değilim de zaten. Sakin bir adamım yani. PlayStation oynayayım, arkadaşlarımızla çıkıp yemek yiyeyim, işimizi yapalım, bitti.

Çapkınlık uzak gibi sana... Geçmişinde var mı peki?

- Hayır. Öyle bir macera yaşayayım diye düşünmüyorum. Adrenalini de sevmiyorum zaten. Ben ona cesaret edebilecek bir adam değilim. İsterim ama cesaret edemem de değil. Kafamda öyle bir mekanizma yok.


Bulutlara Esir OldukOğuzhan Koç
200 TL'ye Kadarki İlk Yüklemelerde %100 Bonus Hediye!
200 TLye Kadarki İlk Yüklemelerde %100 Bonus Hediye! İster Mobil Cihanızından İster Bilgisayarınızdan Milli Piyango Online Fırsatlarla Şansın Kapısını Kırıyor!
Milli Piyango
|
Sponsorlu
Kayıt Ol
Online Süper Loto Oyna
Milli Piyango Online'da çevrimiçi Süper Loto oynayın. İster makineye oynatın, ister şanslı rakamlarınızı seçin. Haftada 3 gün çekiliş, katlanan ikramiyeleri kaçırmayın.
Milli Piyango
|
Sponsorlu
Buraya Tıkla
Yeni Nissan Qashqai e-POWER dikkat çekici tasarımı ile yenilendi. Artık daha da cesur.
Senin Qashqai’in. Senin tarzın.
Nissan TR
|
Sponsorlu
Teklif Al
Tüm dünya çocukları bu kampta buluşuyor, eğlence zirveye çıkıyor!
Farklı ülkelerden yüzlerce çocuk ve genç bir araya gelerek sosyal yeteneklerini geliştiriyor ve hayatı birlikte keşfediyorlar. Geleceğin Yıldızları yaz kampı onlar için her zaman deneyimleyerek öğrendikleri benzersiz bir ortam.
Geleceğin yıldızları
|
Sponsorlu
Yerini ayır
Fatih Altaylı: AKP’ye oy verenlerin ve vermeyenlerin çocukları güzel burunlu, kalkık memeli, kırışıksız ama tedavi edilemeyen ve genç ölen hastalar olacaklar!
Fatih Altaylı: AKP’ye oy verenlerin ve vermeyenlerin çocukları güzel burunlu, kalkık memeli, kırışıksız ama tedavi edilemeyen ve genç ölen hastalar olacaklar!
T24 Turkey
Fetullah Gülen'in yeni yerini, camdaki etiket ortaya çıkardı
T24 Turkey
Yeni Citroen Berlingo
Citroën
|
Sponsorlu
Şimdi Satın Al
Yetişkin film yıldızının ilk buluşma anısı: Öyle bir seviştik ki iki gün hastanede kaldım
T24 Turkey
Erdoğan "Çocuklarım arasında 'Harvard'ı bitiren var demişti | Mehmet Ocaktan: İyi güzel de Türkiye’de kaç ailenin ekonomik olarak Harvard benzeri okullara erişim imkanı olabilir ki
T24 Turkey
Hyundai IONIQ 5 ile değişim zamanı
Hyundai IONIQ 5
Hyundai
|
Sponsorlu
Teklif Al
EN POPÜLER
Ayşe Ateş'ten HDP ve Kandil ile ne zaman görüşeceğini soran Yeni Akit yazarına: Bu ısmarlama yazıyı kim yazdırdıysa ona bir ayva ısmarlayın
T24 Turkey
Aktiviteye doyuracak, yaza damga vuracak benzersiz bir kamp deneyimi çocukları bekliyor!
Farklı ülkelerden yüzlerce çocuk ve genç bir araya gelerek sosyal yeteneklerini geliştiriyor ve hayatı birlikte keşfediyorlar. Geleceğin Yıldızları yaz kampı onlar için her zaman deneyimleyerek öğrendikleri benzersiz bir ortam.
Geleceğin yıldızları
|
Sponsorlu
Yerini ayır
Taboola'danReklamli Linkler
Bunlar Ilgini Cekebilir
200 TL'ye Kadarki İlk Yüklemelerde %100 Bonus Hediye!
Milli Piyango
Kayıt Ol
Fatih Altaylı: AKP’ye oy verenlerin ve vermeyenlerin çocukları güzel burunlu, kalkık memeli, kırışıksız ama tedavi edilemeyen ve genç ölen hastalar olacaklar!
Yeni Nissan Qashqai e-POWER dikkat çekici tasarımı ile yenilendi. Artık daha da cesur.
Nissan TR
Teklif Al
Fetullah Gülen'in yeni yerini, camdaki etiket ortaya çıkardı
Tüm dünya çocukları bu kampta buluşuyor, eğlence zirveye çıkıyor!
Geleceğin yıldızları
Yerini ayır
Yetişkin film yıldızının ilk buluşma anısı: Öyle bir seviştik ki iki gün hastanede kaldım
Hyundai IONIQ 5 ile değişim zamanı
Hyundai
Teklif Al
Erdoğan "Çocuklarım arasında 'Harvard'ı bitiren var demişti | Mehmet Ocaktan: İyi güzel de Türkiye’de kaç ailenin ekonomik olarak Harvard benzeri okullara erişim imkanı olabilir ki
Yeni Citroen Berlingo
Citroën
Şimdi Satın Al
Ayşe Ateş'ten HDP ve Kandil ile ne zaman görüşeceğini soran Yeni Akit yazarına: Bu ısmarlama yazıyı kim yazdırdıysa ona bir ayva ısmarlayın


T24 Logo© Tüm hakları saklıdır.
Facebook
Twitter
Instagram
YouTube
Dailymotion
Linkedin
Flipboard
RSS Listesi

Yazarlar

Adnan Ekinci
Ahmet Sever
Ahmet Talimciler
Akdoğan Özkan
Alex Akimoğlu
Ali Akay
Atilla Dorsay
Aydın Engin
Ayfer Feriha Nujen
Aysel Sağır
Ayşe Acar
Barçın Yinanç
Bekir Ağırdır
Candan Yıldız
Cemal Tunçdemir
Çağnur Öztürk
Çiğdem Anad
Deniz Can
Doğan Akın
Emrah Akın
Ercan Uygur
Erdoğan İşcan
Erdoğan Sağlam
Faruk Bildirici
Fulya Canşen
Füsun Sarp Nebil
Gökçer Tahincioğlu
Gönenç Gürkaynak
Hakan Aksay
Hande Çayır
Hasan Cemal
Hasan Göğüş
Hasan Servet Öktem
İrfan Yalın
İskender Aruoba
Leyla Alp
M. K. Perker

Mehmet Y. Yılmaz
Mehmet Y. Yılmaz | Futbol
Mehmet Y. Yılmaz | Hafta Sonu
Mehmet Yalçın
Murat Batı
Murat Belge
Murat Bjeduğ
Murat Sabuncu
Mustafa Durmuş
Oğuz Demiralp
Orhan Tekelioğlu
Oya Baydar
Pınar Doğu
Rıdvan Akar
Rıza Türmen
Selçuk Demirel
Sencer Ayata
Seyfettin Gürsel
Süheyl Aygül
Şenay Tanrıvermiş
Şengün Kılıç
Şirin Payzın
Şükrü Hatun
Talat Kırış
Tan Oral
Tolga Şardan
Tolga Şirin
Tuğçe Tatari
Tuğrul Akşar
Tuğrul Eryılmaz
Türkay Demir
Uğur Gürses
Umut Ozan Darıcı
Yalçın Doğan
Yılmaz Murat Bilican
Yusuf Nazım
Zeynel Lüle

Kategoriler

Dünya Basınında Bugün
Gündem
Koronavirüs
Seçim 2023
Seçim 2024
Politika
EURO 2024
15 Temmuz Darbe Girişimi
Paris 2024
Dünya

Ekonomi
Spor
Eğitim
Kültür-Sanat
2022 Dünya Kupası
Magazin
Medya
T24 Podcast
Bilim / Teknoloji
Çevre

T24

Künye
Hakkında
Reklam
Kullanım ve Gizlilik Şartları
link için
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/omur-gedik/ayrilik-sarkisini-yagmura-yazdim-40256019

İzel celik
İzel celik - 1 ay Önce

https://www.haber61.net/yasam/ismail-yk-vatan-haini-degilim-h31162.html

Sevmiyorum
Sevmiyorum @İzel celik - 1 ay Önce

Sevmem de https://www.sacitaslan.com/atilla-tas-maymunlugu-biraktim-haberi-96288

Simge sagin
Simge sagin @İzel celik - 1 ay Önce

https://www.haber61.net/gundem/unlu-sanatcidan-mabel-matize-birincilik-gondermesi-h237458.html

Wliff
Wliff - 1 ay Önce

Yaklaşık 7 yıl "Elifnağme" isimli televizyon programının sunucusu ve yapımcısı olan, ekranların sevilen yüzü ELİF GÜVENDİK, "AŞKNAĞMELERİ" isimli ilk albümüyle müzik dünyasına yorumcu olarak adım atıyor...Uzun süredir albüm üzerinde çalışan şarkıcı ilk albümünde birbirinden önemli sanatçıların şarkılarına yer verdi. ELİF GÜVENDİK ilk albümünde, Serdar Ortaç, Yıldız Tilbe, Mustafa Sandal, Ferda Anıl Yarkın, Sude Bilge Demir, Bülent Özdemir, Emrah Gökelma, Murat Tekyıldız'ın şarkılarından oluşan bir repertuar hazırladı. Ayrıca albümde Türk Halk Müziği'nin sevilen eserlerinden biri olan "Hey Onbeşli" isimli türkü ELİF GÜVENDİK ve Dj Funky C. düeti olarak yer alıyor...Albümde üç tane yeni şarkı, dört tane de cover şarkı olmak üzere toplam yedi şarkı bulunuyor... Ayrıca bu şarkılardan üç tanesinin akustik, bir tanesinin de remix olmak üzere farklı versiyonları da albümde dikkat çekiyor...
8698686780594 Elif Güvendik Aşk Nağmeleri
ELİF GÜVENDİK, ELİFNAĞME’DEN SONRA “AŞKNAĞMELERİ” İLE GERİ DÖNÜYOR...

Yaklaşık 7 yıl “Elifnağme” isimli televizyon programının sunucusu ve yapımcısı olan, ekranların sevilen yüzü ELİF GÜVENDİK, “AŞKNAĞMELERİ” isimli ilk albümüyle müzik dünyasına yorumcu olarak adım atıyor...

Uzun süredir albüm üzerinde çalışan şarkıcı ilk albümünde birbirinden önemli sanatçıların şarkılarına yer verdi. ELİF GÜVENDİK ilk albümünde, Serdar Ortaç, Yıldız Tilbe, Mustafa Sandal, Ferda Anıl Yarkın, Sude Bilge Demir, Bülent Özdemir, Emrah Gökelma, Murat Tekyıldız’ın şarkılarından oluşan bir repertuar hazırladı. Ayrıca albümde Türk Halk Müziği’nin sevilen eserlerinden biri olan “Hey Onbeşli” isimli türkü ELİF GÜVENDİK ve Dj Funky C. düeti olarak yer alıyor...

Albümde üç tane yeni şarkı, dört tane de cover şarkı olmak üzere toplam yedi şarkı bulunuyor... Ayrıca bu şarkılardan üç tanesinin akustik, bir tanesinin de remix olmak üzere farklı versiyonları da albümde dikkat çekiyor...

“AŞKNAĞMELERİ” albümünün ilk klibi söz ve müziği Serdar Ortaç’a ait olan ‘’Karagün’’ isimli şarkıya Mehmet Turgut yönetmenliğinde çekildi. Ayrıca albümün fotoğrafları da Mehmet Turgut imzası taşıyor...

ELİF GÜVENDİK’in “AŞKNAĞMELERİ” isimli albümü 16 Ekim’de OSSİ MÜZİK etiketiyle yayınlanacak albümün yapımcısı Hakan Eren. Albümdeki düzenlemelerde Suat Aydoğan, Emrah Gökelma, Serhat Şenselsi ve Semih Tuncer tarafından yapıldı. Albümün kapak ve kartonet tasarımı Arda Aktaş’a ait.

Videolar
Bu albüme ait video klipleri izlemek için tıklayınız. (Ossi Müzik Youtube Kanalı)

Elif Güvendik / Aşk Nağmeleri (Akustik) Düet Emrah Gökelma


SIRADAKİ HABER