kiralık bahis sitesi istanbul protez saç

Pandemi sürecinde ruh sağlığımız nasıl? | Ne yapmalıyız?

Covid-19 pandemisinde neredeyse bir yılı geride bıraktık.

Pandemi sürecinde ruh sağlığımız nasıl? | Ne yapmalıyız?

Covid-19 pandemisinde neredeyse bir yılı geride bıraktık. Virüs korkusu, sevdiklerini kaybetme endişesi, sosyal hayattan uzaklaşmak derken insanların üzerinde biriken stres yükü giderek arttı. Aylardır mücadele ettiğimiz corona virüsünde aşının bulunması insanlara umut vadetse de birçok insan pandemi yüzünden psikolojik ve fiziksel sorunların kıyısında yaşıyor.

İçinden geçtiğimiz pandemi sürecini psikolojik açıdan sağlıklı bir şekilde atlatabilmek için neler yapılmalı? Örneğin sosyal medya gerçekten de yalnızlığa çare oldu mu? Covid-19'un ruh sağlığımızı nasıl etkilediğini Psikolog Özge Öztaşçı, Endüstriyel Psikolog Gözde Yana ve Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Feza Sergün Tophaneli ile konuştuk.

CORONA KORKUSU ANKSİYETE BOZUKLUĞUNA DÖNÜŞTÜ

Psikolog Özge Öztaşçı, “Hastalığın ilk zamanlarında insanların en çok endişe yaşadığı konu virüs kapma korkusuydu, bu korku insanların uzun süre kendini izole etmelerine neden oldu. Ancak yasakların artması korkunun yerini uzun süre kapalı ortamda kalmanın ve belirsizliğin neden olduğu anksiyete bozukluğuna bıraktı” diyor.

“Maalesef anksiyete bozukluğuna bedensel (somatik) yakınmalar da eşlik etti” diyen Öztaşçı, şöyle devam ediyor: “Kişiler, organik bir sebebi olmayan, stres kaynaklı baş dönmesi, mide bulantısı, bedensel ağrı gibi şikayetleri son zamanlarda yoğun olarak yaşıyor. Üstelik çoğu zaman bu yakınmalar corona virüsü belirtileriyle karıştırılıyor.”

Psikolog Özge Öztaşçı

‘Sosyalleşmek için sosyal medyaya koştular'

Kişilerin yaşadıkları stresten kaçmak ve biraz da olsa sosyalleşebilmek için en yakın seçenek olan sosyal medyaya yöneldiklerini kaydeden Öztaşçı, “Sosyal medyada geçirilen vakit kişileri biraz da olsa oyalayabiliyor. Ancak bunun geçici bir çözüm olduğu ve sosyal medyada geçirilen zaman arttıkça olumsuz sonuçlar doğurma riskinin de arttığı unutulmamalı” diyor.

‘Olumlu şeylere odaklanın'

Özge Öztaşçı, süreci sağlıklı atlatabilmek için olumlu şeylere odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor. Öztaşçı'nın tavsiyeleri şöyle:

Bu zor zamanlarda yapabileceğimiz en önemli şey elimizdeki olumlu şeylere odaklanmak.Eğer olumlu şeylere odaklanmayı başarırsak bu zamanları kendimizi geliştirmek için bir fırsat olarak görebiliriz.Bu durumun geçici olduğunu unutmamak gerekiyor.Ayrıca zorlandığımız durumlarda yardım istemekten çekinmemeliyiz.

FARKINDALIK ARTTIKÇA FİZİKSEL SORUNLAR DA ARTTI

Endüstriyel Psikolog Gözde Yana, bu süreçte insanlarda virüsün doğrudan oluşturduğu bedensel sağlık problemleri ve salgın ile ilişkili anksiyete, panik, takıntılı düşünce ve davranışlar gibi ruh sağlığı sorunları görülebildiğini belirtiyor.

Gözde Yana, farkındalık meselesine dikkat çekiyor: “Salgının ilk zamanlarında virüsün ortaya çıkardığı fiziksel sonuçlar daha çok dikkat çekmiş ve ruh sağlığı sonuçları üzerinde durulmamıştı ancak farkındalık arttıkça bu konu üzerinde de çalışmalar başladı. Salgından sonra da olumsuz duygular peşimizi bırakmayabilir. Bunun bir nedeni salgın hastalık karşısında bireylerde tipik travma tepkileri olan inkâr, şok ve şaşkınlık tepkileri gözlenmesi olabilir.”

“Uzun süredir pandemi gerçeği ile yaşıyoruz” diyen Yana, “Baş etme yöntemlerimizi geliştiremediğimiz zaman ruh sağlığımız olumsuz etkilenebiliyor” diyor. Yana, sevdiklerini kaybetme yüküne de vurgu yapıyor. “Sevdiklerini kaybetme yükünü de insanların taşımakta zorlandıklarını ve bunun yas sürecini uzattığını anlatan Yana, şöyle devam etti: “Sosyal destek alamamak, yalnız kalmak, ritüelleri gerçekleştirememek yas sürecini uzatabiliyor. Bu durum ayrıca bir risk grubu oluşturabiliyor.”

Endüstriyel Psikolog Gözde Yana

‘İYİ HİSSETMEK İÇİN KENDİNİZİ ZORLAMAYIN’

Gözde Yana, pandemi sürecini sağlıklı bir şekilde atlatabilmek için psikolojik sağlamlığı destekleyecek okumalar, iyimserlik, esneklik, yaratıcılık, sosyal beceriler ve sosyal desteğin önemini vurguluyor. Yana, “Alışık olmadığımız bir durum içindeyiz, kendimizi gülmek ve iyi olmaya zorlamak yerine hissettiğiniz duyguları paylaşalım” diyor.

‘Aşılama insanlar için umut verici’

Aşılamanın insanlar için umut verici olduğunu kaydeden Yana, bu süreçte ertelenen işlerin yapılmasının ve dayanışma içinde olmanın iyi geleceğini söyledi. Mental yorgunlukların fiziksel sorunlara neden olabileceğini kaydeden Yana, “Örneğin Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) olanların sürekli el yıkama ve temizlik konularına odaklanmaları, temizlik ile ilgili obsesyonların pekiştirilmesiyle hastalık şiddetinde artışa neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Teknolojik yalnızlığa dikkat!

Gözde Yana, “Kişiler bu süreçte sosyal medya ile yalnızlıklarına çare buldular mı?” sorumuza da yanıt veriyor: “Mesafeler nedeniyle sabah günaydını bile dijital ortamlara taşındı. Ancak bu yalnızlığımıza çare oldu mu tartışılır. Sosyal medyaya ilişkin tutumlarımız, internet ve sosyal medyayı nasıl kullandığımıza bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Sosyal medya etkileşimlerimiz üzerinden yeni tip sosyallikler kurduğumuz ve bunun giderek bir norm haline geldiği de açık. Diğer bir yandan bu teknolojik bir yalnızlık da olabilir.”

‘HAYATLARIMIZI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRDİK’

Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Feza Sergün Tophaneli ise, corona virüsünün hayatlarımızı yeniden gözden geçirme fırsatı verdiğini belirtiyor. “Virüs nasıl ki her kişide aynı şekilde etki oluşturmuyorsa, pandemi sürecinin yarattığı psikolojik etkiler de farklılık gösterebilmektedir” diyen Tophaneli, “Bu duruma verilen psikolojik tepkiler de kişilere göre değişkenlik göstermektedir. Pandeminin psikolojik etkileri, sadece yaşama yönelttiği tehdit açısından değil gündelik yaşam rutinlerini etkisine bağlı olarak da tetiklenebilir. Sosyal izolasyon, sosyal etkileşimden mahrum kalmak, yalnızlık duygularını tetikleyerek bireylerin sosyal destek almalarını zorlaştırabilir. Daha önceden sahip olunan psikiyatrik tanıların da bu dönemde tekrar etmesi ve alevlenmesi söz konusu olabilir” ifadelerini kullanıyor.

Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Feza Sergün Tophaneli

‘Kendinize haksızlık etmeyin’

Kişinin psikolojik sağlığı ile bedensel sağlığı arasında ilişki olduğunu kaydeden Tophaneli, şöyle devam ediyor: “Psikoloji için beden sağlığı önemlidir. Sabahları her zamankinden farklı bir duygu içinde uyanmamızın bu süreçte gayet anlaşılır bir durum olduğunu kendinize söyleyerek güne başlamalıyız. Hangi duyguyu yaşıyorsanız bunun normal ve doğal olduğunu kabul edebilmek gerekmektedir. Pandemi süreci her zaman karşılaşmaya alıştığımız sıradan bir travma değildir. Kendinize haksızlık etmeden içinde bulunulan sürecin anormal oluşunu fark edebilmek gerekiyor.”

‘Sosyal medyaya girme sıklığını kontrol altına almalıyız’

Pandemi sürecinde sosyal medyanın kullanım sıklığının arttığını söyleyen Tophaneli, son olarak sosyal medyaya dair bir uyarıda bulunuyor: “Sosyalleşmek adına sosyal medyaya akın etmek, sosyal medya aracılığıyla yeni bilgiler ve haberler alma çabası belirsizliği azaltmak ve olaylar üzerinde kontrol sağlama isteği olarak görülebilmektedir. Bilgi güçtür ama kirliliğine de maruz kalabiliyoruz. Bilgi aldığımız sosyal medya kaynağının güvenilir olması, ulaşılabilir olmasından daha önemli. Sosyal medya hesaplarına girme sıklığımızı kontrol altına almaya çalışmalıyız.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER