Ayakkabı Seçimi ve Önemi

Ayakkabı seçimi, tarzınızı ve rahatlığınızı yansıtır. Doğru ayakkabı seçimiyle hem şıklığı hem de sağlığı bir arada yakalayabilirsiniz. Adımlarınızı doğru seçin, kendinize güvenle ilerleyin!

Ayakkabı Seçimi ve Önemi

Ayakkabı Seçiminin Önemi

Hayatımızın büyük bir kısmını ayaklarımız üzerinde geçirdiğimiz gerçeğini düşündüğümüzde, doğru ayakkabı seçiminin ne kadar kritik olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Ayaklarımızın konforlu ve sağlıklı olması, günlük aktivitelerimizi sürdürebilmemiz için hayati önem taşır. Özellikle spor yaparken veya yoğun bir gün geçirirken ayakların rahatlığı, ruh halimizi ve performansımızı da olumlu yönde etkiler.

Ayak Tipine Uygun Ayakkabı Seçimi

Her bireyin ayak yapısı farklıdır ve bu nedenle ayak tipine uygun ayakkabı seçmek son derece önemlidir. Düz tabanlı ayaklara destek sağlayan, içe basmayı engelleyen ayakkabılar tercih edilmelidir. Kavisli ayaklara sahip olanlar ise esnek ve hafif ayakkabı modellerini tercih etmelidir. Ayakkabının taban özelliklerine ve iç yapısına dikkat ederek, ayak tipinize uygun bir seçim yapabilirsiniz.

Kullanım Amacı ve Stil

Ayakkabı seçerken kullanım amacınızı göz önünde bulundurmalısınız. Günlük kullanım için tercih edilen spor ayakkabılar, koşu veya diğer spor aktiviteleri için tasarlanan modellerden farklılık gösterebilir. Stil tercihlerinizi de dikkate alarak, hem konforlu hem de tarzınıza uygun ayakkabıları seçebilirsiniz.

Doğru Numara Seçimi

Ayakkabının ayağa tam olarak oturması, ayak sağlığı ve konforu açısından son derece önemlidir. Ayakkabıyı seçerken doğru numarayı tercih etmek, uzun süreli kullanımda rahatlık sağlar. Ayakkabının parmak uçları ile ayakkabının ucu arasında hafif bir boşluk olması idealdir. Ayakkabı alırken numara konusunda titiz davranarak, ayağınıza uygun bir seçim yapabilirsiniz.

Malzeme Kalitesi ve Dayanıklılık

Spor ayakkabı seçiminde malzeme kalitesi de oldukça önemlidir. Ayakkabının konforu ve dayanıklılığı, kullanılan malzemenin kalitesine bağlıdır. Dış etkilere karşı dayanıklı malzemelerden üretilen ayakkabılar, uzun ömürlü ve konforlu bir kullanım sağlar. Malzeme kalitesine dikkat ederek, ayakkabınızın uzun süre boyunca size eşlik etmesini sağlayabilirsiniz.

Konforlu ve sağlıklı adımlar atabilmek için doğru spor ayakkabı seçimine önem vermek, hem fiziksel hem de zihinsel olarak iyi hissetmenizi sağlar. Ayaklarınıza gereken özeni göstererek, hayatınızın her anında konforu ve şıklığı bir arada yaşayabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2024, 20:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
Eur
Eur - 2 hafta Önce

https://www.hurriyet.com.tr/cok-satan-son-rock-grubu-12280972

Dpop
Dpop - 2 hafta Önce

https://www.milliyet.com.tr/cadde/sina-kologlu/demet-akalin-dan-bir-album-hikayesi-1265701 ve evli https://www.milliyet.com.tr/cadde/en-buyuk-dilegim-evlenmek-1976989

Popgundem
Popgundem - 2 hafta Önce

Cadde EN BÜYÜK DİLEĞİM EVLENMEK
Paylaş:
Twitter icon
Haberler Magazin Haberleri
EN BÜYÜK DİLEĞİM EVLENMEK
30.11.2014 - 19:21 | Son Güncellenme: 30.11.2014 - 19:21

Twitter Linkedin Flipboard Linki Kopyala
Twitter Linkedin Flipboard E-posta Linki Kopyala Yazı Tipi
Rober Hatemo: “Bu saatten sonra şarkı yapacağım ama albüm çıkarmayacağım. Artık evlenip, oğlum olsun istiyorum"
EN BÜYÜK DİLEĞİM EVLENMEK
Uzun süredir ortalarda görünmeyen Rober Hatemo, ‘Pabucumun Dünyası’ albümü ile müzik piyasasına geri döndü. Hafta Sonu dergisi için objektif karşısına geçen Hatemo, özel açıklamalar yaptı.
Haberin Devamı
Yıllardır görünmüyordunuz, neler yaptınız?Zaten magazin yönü kuvvetli bir şarkıcı olamadım, hiç beceremedim. 2010’a kadar son albümün ekmeğini yedim. Yaş 30’u geçmeye başlayınca ölümler ve bebekler artıyor. Bir ara yatalak anneanneme baktım, sonra yeğenim oldu. Spor yaptım, genç kaldım.
Ciddi bir mide hastalığı geçirmişsiniz, o nasıl oldu?
2011 sonuydu, midemde ve bağırsağımda yaralar varmış. Ağır bir yıldı, ölümün eşiğinden döndüm; “Döndüğüme göre Allah bana bir ömür vermiş, çaba göstermeliyim” dedim, gösterdim de... Artık üzüntü ve stres yasak.
n Bir kez “Adım Rober değil Rıfat olsaydı, en iyi erkek popçu bendim” demiştiniz...
Bu yedinci albümüm ve ben zamanında iki müzik şirketimden de en çok satan bandrol ödülünü almıştım. 20’nci seneye gireceğim, bana bir tek ödül verilmedi! Eskiden çok kırılıyordum ama artık alıştım, umursamıyorum.
Haberin Devamı
‘Pabucumun Dünyası’, sanki yaşadıklarınıza dair bir mesaj veriyor gibi... Ne dersiniz?Öyle denk geldi! Yıldız Tilbe bu şarkıyı yazalı epey olmuş. İçeriğe bakacak olsan “Sultan gibi tahtın olsa yalnız olunmuyor” diyor şarkıda. Her şeyi çabuk tükettiğimiz bir dönemi anlatıyor. Sadece Türkiye değil, dünya böyle artık. Klip çıksın, şarkım hakkını alacak.
Bu albümünüzü nasıl tarif edersiniz?
‘Pabucumun Dünyası’ hayatımda yaptığım en pahalı albüm oldu. Stüdyo, klip toplanınca 500 milyona yakın bir para tuttu!
Çok canlı enstrüman var. Bıkmış durumdayım mekanik müzikten! Hissettiğim o ki, bu benim son albümüm! Şarkı yapacağım ama albüm yapılacak gibi değil. 12 şarkından iki klip çekiyorsun, gerisi unutulup gidiyor.

OĞLUM OLSUN iSTiYORUM

Sevgiliniz var mı?
O sessiz dönemimde çok güzel bir ilişki yaşadım ama bitti. Şu an bir ilişkim y ok. Artık bu saatten sonra, benden küçük bir Rober olsun istiyorum, çocukları çok seviyorum.
Ya kız olursa...Yalan mı söyleyeyim, valla erkek istiyorum! Biz Hatemo’lar Erkek çocuğa alışkınız.
Herhangi bir kriteriniz var mı? Kulüp kulüp gezeceğim biri olmayacak. “Annem gibi...” der ya erkekler, benimki de öyle olmalı. Makyajlı değil, doğal güzelliği olmalı bir kadının…
Haberin Devamı
Yeni yıl için dilekleriniz neler?İnşAllah, evlenirim!

Röportajın devamı Hafta Sonu dergisinde

DEMET AKALIN’DAN BİR ALBÜM HiKAYESİ
Paylaş:
Twitter icon
Mail icon
Telegram icon
20 Temmuz 2010
TRT Müzik gerçekten acayip hareketlendi. ‘Bir Albüm Hikayesi’ diye programa denk geldim. Demet Akalın vardı. ‘Popçu işte, ne anlatacak’ önyargısını bir kenara bırakıp, bir albümün hikayesini dinledim. Dinlerken de aslında ‘pop dünyasının tüyolarını’ da aldım. Albümle ilgili vatanaşa soruyorlar; özeti bu oluyor albüm yorumunun. Akalın, “Elektronik yapmayacağım bu kesin, kendi soundumu geliştireceğim” diyor. Arada yeni albümden klipler de dönüyor. Bu dünyanın ve müziğin pek içinde değilim. Ayrıntıları galiba yakalayamıyorum diye düşünmeme rağmen, her çalan parçanın birbirinin devamı gibi olduğu izlenimine kapıldım.
Müzik direktörü Erhan Bayrak “Demet nasıl bir şarkıyı okuyacağını çok iyi biliyor” dedi. O zaman olayı çözdüm. Yani arka arkaya birbirine benzeyen şarkılar demiştim ya biraz önce. Bir de bu dünyada ‘slow’ hastalığı var. Bu albümde çalışan söz yazarı Emirkan kendisi ekrandan anladığım kadarıyla piyasanın hayli ünlü ismi; “Slow’cu besteciyim” dedi.
Pop dünyasında ‘her albüme bir slow parça lazım’ diye düşünülüyor mesela. Hemen Emirkan’ın kapısı çalınıyor. “Emirkan bi slow yapsana” deniliyor. Bu raconun ucunda büyük paralar var.
O sözleri plajda, havuz başında, diskoda, barda binlerce kişi hep bir ağızdan söylüyor. Bu da bir gerçek. Olayın kendi içindeki ciddiyetini anlatması ve yapılan bir albümün magazin turu dışında bir de müzik çalışması olduğunun hatırlatması açısından önemli bir program ‘Bir Albüm Hikayesi’.

Haberin Devamı

SIRADAKİ HABER